İlişki Bağımlılığı Nedir?

İlişki Bağımlılığı

İlişki bağımlılığı; kişinin sıklıkla karşı tarafın onayını arama, yalnız vakit geçirmekte güçlük çekme, ilişkide olmadığında boşluk duygusu ile mücadele etme ve ilişkileri hayatının merkezine koyma tutumu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kişiler ilişkilerinde bireysel alanları tehlike unsuru olarak algılayabilmektedirler. Bu noktada partner ile iç içe geçme ihtiyacından söz edebiliriz. Dolayısıyla bu kişiler ilişkilerde sınır çekmek ve hayır diyebilmek konusunda da güçlük yaşayabilmektedirler.

Ancak bağlı ilişkiler ise; sağlıklı ve dengeli ilişkiler olup, iki tarafın da birbirlerini merkeze almadığı, birbirlerinin sınırlarını ihlal etmediği ve bireysel alanlara sahip olunan ilişkilerdir.

Olası İlişki Bağımlılığı Sebepleri Nelerdir?

Öncelikle ilişki bağımlılığını kendini feda etme biçimi olarak da tanımlayabiliriz. Bu kişiler çocukluk deneyimlerinde sevgiyi almanın yolunu kendisini yok sayarak gerçekleştirebileceğini öğrenmiş olabilmektedirler. Çocukluk yaşantılarında ebeveynlerinin veya başka aile üyelerinin ihtiyacını önceliklendirdikleri gibi, yetişkinlik yaşantılarında da bir başkasının ihtiyacını önceliklendirme konusunda beceri sahibidirler. Örneğin; partnerinizle bir akşam yemeğe çıkacaksınız. Siz pizza yemek istiyorsunuz ancak karşı taraf hamburgerde çok ısrarcı. Hamburger yemeği kabul etmek ilişkilerde bağımlı olduğunuz anlamına gelmez. Çünkü kendini önceliklendirmek; her zaman kendi isteğin konusunda istikrarlı olmak demek değildir. İlişkilerde karşı tarafın da ihtiyacını gözetmemiz gereken bir denge vardır. Ancak ilişkilerde düzenli olarak partnerin ihtiyacı yönünde hareket alıyorsanız kendinizi feda ettiğiniz bir tabloyu konuşabilmekteyiz.

Bağımlı ilişki, çocukluk deneyimlerinde ebeveynlerden öğrenilen ilişki biçimi olabilir. Anne / baba veya her iki ebeveyn de bağımlı ilişki örüntüleri sergileyebilir. Ve bağımlı ilişki biçimi, ilişkilere dair normaliniz olabilmektedir.

Bazen de ebeveynlerimizden alamadığımızı hissettiğimiz sevgi veya onayı yetişkinlik yaşantımızda partnerlerimizden almaya çalışma gayretinde olabiliriz. Ve dolayısıyla alacaklı olduğumuz bir ilişkide sınırlar çizebilmek veya ilişkiden çıkabilmek de bi o kadar güç olabilmektedir. Günün sonunda bildiğiniz cehennem bilmediğiniz cehennemden her zaman daha kolaylıklı gelir. Çünkü tanıdığınız ve bildiğiniz bir acıdır…

Olası ilişki bağımlılığı nedenleri ile ilgili birçok madde üzerine konuşabiliriz. Ancak ilişki bağımlılığı, ilişkileri merkeze alınan bir mesele olduğundan dolayı bu tutum kimilerinin hayatında bazı güçlükler oluşturabilmektedir.

Hayatın merkezine birini almak neden güçlük yaratabilmektedir?

Öncelikle birinin hayatınızın merkezinde olması, kendiniz yerine bir başkasını önceliklendirdiğiniz anlamına gelmektedir. Bir başkasını önceliklendirdiğimizde ise kendi ihtiyaçlarımıza yabancılaşabiliyoruz. Bu durum zamanla; bireysel alanlar oluşturmayı, sınır koyma ve hayır deme becerisini engelleyebilmekle birlikte yalnız kalma becerisini de oluşturmayı engellemektedir.

Dolayısıyla bir başkasını merkeze alırken avantajları ve dezavantajlarıyla birlikte değerlendirmek önemlidir. Çünkü belki de artık siz o ilişkide kalmak istemediğinizde veya karşı taraf ilişkiden çıkmak istediğinde ayrımlaşabilmek çok daha can acıtıcı olabilmektedir.

Merkeze birisini almak çoğu zaman çok sevmekle ilgili değil, değerli hissetmeye duyulan ihtiyaçla ilişkilidir. İlişkileri merkeze alan kişiler sıklıkla kendilerini değersiz olarak hissettikleri için değerli hissedebilmek amacıyla bir başkasının varlığına yoğun bir şekilde ihtiyaç duymaktadırlar. Kendi değerlerini bir başkasının davranışları üzerinden belirlerler. Ancak, arzuladığınız ve kendinizden esirgediğiniz değerin tamamının sorumluluğunu karşı tarafa emanet ediyor olmak karşı taraftan daha fazla ilgi ve onay arayışına sebep olmakla birlikte ilişkideki dengeleri olumsuz yönde bozabilmektedir. İki kişilik bir kayıkla yola çıktığınızı düşünelim. Ancak yüklerin tamamını eşit olarak dağıtmak yerine kayığın sadece bir tarafına yerleştirirsek ne olur? Denge bozulur ve kayık su alır…

Yalnız kalabilme ve ilişkileri hayatın merkezine koymama becerisi hem kendinizi hem partnerinizi hem de ilişkinizi gözetmeniz açısından kıymetlidir. Çünkü günün sonunda ilişkileri sağlıklı yapan en önemli etkenlerden biri karşı tarafın gidebileceğini biliyor olmaktır. Kaybetme korkusu ilişkilerin tutkalı olabilmektedir.

Uzman Psikolog….
Merve Demirkıran