Bağımlılık denildiğinde çoğu zaman akla madde kullanımı gelir.
Oysa bağımlılık; işkoliklikte ya da durmadan meşgul olma ihtiyacında da kendini göstermektedir.
Günlük yaşam içinde normalleşen bazı davranışlar kimi zaman kişi için içsel boşluk hissinden, zorlayıcı yaşam olaylarından ve baş edilmesi güç duygulardan uzaklaşmanın bir yolu haline gelebilir.
Zorlayıcı duyguların anlaşılması ve kişinin kendisiyle kurduğu ilişkinin dengelenmesi, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli bir süreçtir. İçsel dünyamızı fark etmek; hem kendimize hem de ilişkilerimize daha bütüncül bir yerden bakabilmemize katkı sağlar.
Çalışmalarımda bilişsel davranışçı, çözüm odaklı, kabul ve adanmışlık (ACT) ve sistemik yaklaşımların kuramsal çerçevelerinden yararlanarak içerikler geliştiriyorum. 2024 yılından itibaren EFTA onaylı Sistemik Psikoterapi ve Süpervizyon eğitimine devam etmekteyim.


