Psikoloji

İlişkinin Koruyucu İşlevi: Ekran Bağımlılığı ile Baş Etmek Üzerine Ebeveynlere İpuçları

By 9 Mayıs 2026 Mayıs 22nd, 2026 No Comments

Ekran bağımlılığı birçok aile için yönetmesi zorlu bir süreçtir. Bazen ebeveynler de dahil ailenin bütün fertleri ekranı yoğun bir şekilde kullanırken, bazen de çocuklarda veya ergenlerde bu alışkanlık gelişmiş olabiliyor.

Dijital medya ve sosyal medya kullanımı; bilgiye hızlı ulaşma, iletişim kurma ve sosyal destek kaynaklarına erişim gibi birçok avantaj sunabilmektedir. Ancak yoğun ve kontrolsüz kullanım; uyku problemleri, dikkat ve öğrenme güçlükleri, depresif belirtiler, mahremiyet sorunları ve uygunsuz içeriklere maruz kalma gibi riskleri de beraberinde getirebilmektedir (Çeçen vd., 2023).

Burada önemli olan nokta; ekranları tamamen hayatınızdan çıkarmak değil. Çünkü günümüz koşullarında ekranları tamamen sistemden çıkarmak çok mümkün olmamakla birlikte sınırlarını belirleyebilmek ve çatışmaları yönetebilmek mümkün olan bir yol.

Yasaklar Değil Anlaşılabilir Kurallar Belirlemek

Yasaklar kişiyi dirence sürükleyebilir ancak kuralın sebebini açıklamak, duyguları ve ihtiyaçları dile getirmek karşı tarafın daha anlaşılabilir bir yerden bakabilmesine destek olur.

“Bundan sonra yemek masasında telefonla oynamak yasak.”  Değil,

“Bundan sonra yemek masasında telefonla oynamamanı istiyoruz çünkü seninle daha çok vakit geçirmeye ihtiyaç duyuyoruz.” şeklinde ifade edilebilir.

Net ve Tutarlı Sınırlar Koyabilmek

Kuralların net sürdürülebilir olmasının koruyucu bir işlevi vardır:

Beyin ekrana maruz kaldıkça dopamin salgılar. Sınırlar olmadığında beyin yüksek uyarılmaya alışır ve salgılanan bu yoğun dopamin gerçek hayatın sıkıcı hissettirmesine sebep olur.

Çünkü gerçek hayat bu kadar hızlı değildir.

Yapılan bir araştırmada çocukların ekrana maruziyet arttıkça öz düzenleme becerilerinin azaldığı gözlemlenmiştir (Koyuncuoğlu & Akaroğlu, 2023).

Kurallar belirsiz olduğunda → Zihin pazarlık yapar

“5 dakika daha mı izlesem?”

“Ödevi yarın yapsam da olur aslında.”

Ancak kurallar net olduğunda beyin daha az efor sarf eder.

Ekran kullanımının çoğu zaman duygu düzenleyici bir işlevi vardır. Yoğun ekran kullanımında çocuk, baş etmekte zorlandığı duygular karşısında ekrana yönelebilir. Ancak sınırlar olduğunda çocuk, o duyguda kalabilme becerisi geliştirebilir. Bu mekanizma da çocuğun uzun vadede daha işlevsel baş etme becerileri geliştirmesine katkı sağlar.

Birlikte Sözleşme Yapmak

Kuralları ve sınırları birlikte belirlemek, ilişkiyi güçlendirmeye katkı sağlar. Bu bağlamda Çeçen ve arkadaşlarına (2023) göre dijital aile sözleşmesinin önemi vurgulanmaktadır.

Birlikte belirlenen kurallar hem sorumluluk duygusunu destekler hem de çatışma ihtimalini azaltır. Kurallar ailenin sadece bir üyesini değil, tüm üyelerini kapsadığında tartışmalar kişisel bir mesele olmaktan uzaklaşabilir.

Ancak tek taraflı belirlenen kurallar;

  • Çocuğun direncini artırabilir
  • Veya gizli kullanıma sebep olabilir

Bu doğrultuda kurallar yalnızca tek tarafın ihtiyacı doğrultusunda değil ortak ihtiyaçlara göre planlanabilir.  

Neleri izlediğini, Nelerin Hoşuna Gittiğini Takip Etmek

Çocuğun neleri takip ettiğini bilmek, ilişkiyi güçlendirmek açısından önemlidir.

İçerikleri takip ettiğinizde;

  • Riskli içerikler konusunda önlem alabilme alanınız açılır
  • Çocuğun duygusal durumu hakkında bilgi sahibi olmanız kolaylaşır
  • İlgi alanlarını keşfedebilme fırsatınız doğar
  • Anlaşıldığını hissetmesine destek olur
  • En önemlisi de ortak iletişim dili oluşturmanıza katkı sağlar.

Duygusal İhtiyaçları Fark Etmek

Çocuğun hangi zamanlarda ekrana yöneldiğini fark etmek önemli bir ipucudur. Çünkü çoğu zaman çocuklar baş etmekte zorlandıkları duygular nedeniyle ekrana yönelebilir.

  • Sosyal zorlanmalar ve akran problemleri
  • Kaygı veya stres
  • Arkadaşlık ilişkilerinde yaşadığı zorlanmalar ekran aracılığıyla rahatlama ihtiyacını artırabilir.

Çocuğunuzun ekrana yöneldiğini fark ettiğinizde;

“Günün nasıl geçti?”

“Nasıl hissediyorsun bugün?”

“Benimle paylaşmak istediğin bir şeyler var mı?”

Bu sorular, çocuğun kendisini yalnız hissetmemesine ve iletişim kanallarının güçlenmesine katkı sağlayabilir.

İlişkiyi Güçlendirmek

Çocuğunuzun ekran süresini azaltabilmesi veya sınırlayabilme becerisi kazanabilmesi için aile ilişkilerinin kalitesi önemli bir yere sahiptir.

Yapılan araştırmalara göre ekran maruziyetinin olumsuz etkilerinin azaltılmasında; ailenin çocuklarla birlikte nitelikli vakit geçirmesi önemli bir koruyucu faktör olarak değerlendirilmektedir (Elkin ve Soydan, 2024; Baran ve Altincik, 2025, s. 11).

Unutmayın ki onları ekrandan uzak tutacak şey yasaklar değil, onlarla kurduğunuz ilişkinin niteliğidir…

Kaynakça

Baran, M., ve Altincik, H. (2025). Çocuklarda ekran bağımlılığının dezavantajları: Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesi doktorları özelinde bir değerlendirme. İçinde M. Uluç ve H. Altincik (Ed.), Sinema Çalışmaları Ekseninde İletişim Kültür ve Medya (s. 1–15). Eğitim Yayınevi.

Çeçen, A. F., Çokluk, N., Bostancı, M., & Atmaca, S. (2023). Aile kurumuna dijital bir yaklaşım: Dijital aile sözleşmesi. Gaziantep University Journal of Social Sciences, 22(1), 66–84.

Elkin, N., ve  Soydan, A. M. (2024). Halk Sağlığı Perspektifinden Çocuklarda Teknoloji Bağımlılığı ve Ekran Maruziyeti. STED.

Koyuncuoğlu, D., ve Akaroğlu, E. G. (2023). 4-6 yaş çocukların ekran kullanım alışkanlıkları ile öz düzenleme becerileri arasındaki ilişki. Ordu Üniversitesi Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi. https://doi.org/10.48146/odusobiad.1172837