Psikoloji

İlişkiye Değiştirilecekler Listesiyle Başlamak

Önce birine âşık oluyoruz.

Her şey toz pembe görünüyor.

Bütün farklılıklar, aşılabilir ufak engeller olarak gözüküyor.

Ancak zaman geçip ilişkinin ilk heyecanı azaldığında, başlangıçta göz ardı ettiğimiz bazı özellikler zamanla bizi yıpratmaya başlayabiliyor.

  • “Biraz daha ilgili olsa…”
  • “Biraz daha konuşkan olsa…”
  • “Öfkesini kontrol etmeyi öğrense…”
  • “Ailesine bu kadar bağlı olmasa…”

Peki gerçekten bir ilişkiye, karşımızdaki kişiyi olduğu gibi kabul ederek mi başlıyoruz; yoksa zamanla değişeceğine inanarak mı?

İlişkilerde Değişim Beklentisi Neden Oluşuyor?

Aslında çoğu zaman bunu kötü niyetle yapmayız. Karşımızdaki kişiyi değiştirmeye çalışırken amacımız onu incitmek değil; ilişki içindeki ihtiyaçlarımızın farklılaşmasıdır.

Karşımızdaki kişinin değişebileceğine dair bazı yaygın inanışlar da bu ihtiyacımızı destekleyebilir:

İlişkinin başındaki değişim umut verebilir.

İlişkinin ilk dönemlerinde kişi, sevdiği insanı mutlu etmek ya da ilişkiye uyum sağlamak için bazı davranışlarını değiştirmeyi deneyebilir. Hatta bu değişimlerin bir kısmı başarılı da olabilir.

→ Ancak zamanla bu çaba sürdürülemez hâle gelebilir. Kişi tükenebilir ya da artık değişmek istemeyebilir. Buna rağmen ilişkinin başındaki bu değişim, diğer tarafın “Demek ki değişebiliyor.” inancını güçlendirebilir ve değişim beklentisinin devam etmesine neden olabilir.

Potansiyelini görüyoruz.

Bazen karşımızdaki kişiyi olduğu gibi değil, olabileceği kişi üzerinden değerlendirebiliriz.

  • “Aslında çok iyi biri ama…”
  • “Biraz daha çabalasa…”
  • “Biraz daha olgunlaşsa…”

İşte o “ama”dan sonra çoğu zaman değişim beklentisi başlar.

“Beni seviyorsa değişir.”

İlişkilerde sık görülen inançlardan biri de budur.

Sevginin, değişim için yeterli olacağını düşünürüz.

→ Oysa birini sevmek ile onun değişmeye hazır olması her zaman aynı şey değildir.

“Ben olsam böyle yapardım.”

Bazen de beklentilerimiz, kendi değerlerimizi ölçü alarak oluşur.

Bizim için normal olan bir davranış, karşımızdaki kişi için aynı anlamı taşımayabilir.

→ Farklılıkları “yanlış” olarak yorumladığımızda ise değiştirme isteği ortaya çıkabilir.

Geleceğe yatırım yapmak

İlişkinin başında bazen bugünkü kişiyi değil, gelecekte olacağını düşündüğümüz kişiyi severiz.

“Şimdilik böyle ama zamanla düzelir.”

“Evlenince değişir.”

Bu düşünce umut verici görünse de zamanla iki taraf için de hayal kırıklığı yaratabilir.

→ Değişim, kişinin kendi isteğiyle gerçekleşmediğinde bu çaba zamanla hem değiştirmeye çalışan kişiyi hem de sürekli değişmesi beklenen kişiyi yıpratabilir.

Peki, birini değiştirmeye çalıştığımızda ilişkide neler olur?

  • “Bunu bu şekilde yapmanı istemediğimi söylemedim mi sana?”
  • “Kaç defa aynı kavgayı edeceğiz?”
  • “Neden hassasiyetlerimi dikkate almıyorsun?”

Bir süre sonra bu cümleler ilişkide sıklaşmaya başlar.

→ Karşı taraf ise zamanla yalnızca davranışlarının değil, kişiliğinin de sürekli değerlendirildiğini hissedebilir.

İlişki eşitliğini kaybetmeye başlayabilir.

Bir taraf anlatan…

Diğer taraf dinleyen…

Bir taraf düzelten…

Diğer taraf düzeltilen…

→ Farkında olmadan ilişki, iki yetişkin arasındaki bir ilişkiden uzaklaşıp öğretmen-öğrenci ya da ebeveyn-çocuk dinamiğine dönüşebilir. Bu durumda taraflardan biri sürekli değişmesi gereken kişi rolünü üstlenirken, diğeri ise değişimi takip eden ve yönlendiren kişi hâline gelebilir.

Sürekli eleştirilmek savunmayı artırabilir.

Kimse sürekli eksiklerinin hatırlatıldığı bir ilişkide kendini rahat hissedemez.

Zamanla kişi;

  • Kendini açıklamaya,
  • Haklı çıkarmaya,
  • Geri çekilmeye
  • Ya da duyduklarını görmezden gelmeye başlayabilir.

Aslında konuşmalar çözüm üretmekten çok, kendini savunmaya dönüşebilir.

Ve ardından İki taraf da yorulmaya başlar…

Değiştirmeye çalışan kişi:

  • “Neden beni hiç dinlemiyor?”

Değişmesi beklenen kişi:

  • “Ben hiçbir zaman yeterli olmayacağım.” diye düşünebilir.

→ Ve aslında ilişkiyi yoran şey çoğu zaman tek bir davranış değil, bu döngünün kendisi olur.

Kabul etmek…

Bu yazıyı okurken aklınızdan “Peki, ilişkilerde hiç değişim beklememeli miyiz?” sorusu geçmiş olabilir.

Elbette sağlıklı ilişkilerde değişim olur ve çoğu zaman olması da doğaldır. Çünkü ilişkiler yalnızca “ben” ve “sen”den ibaret değildir; zamanla birlikte bir “biz” oluşturmayı da içerir. Bu süreçte iki taraf da birbirinden etkilenebilir, yeni alışkanlıklar geliştirebilir ve birlikte büyüyebilir.

Ancak gerçek değişim; kişinin kendi isteği, farkındalığı ve hazır oluşuyla gerçekleşir. Çünkü değişim ancak kişinin kendisinin istemesiyle mümkün olabilir…

Belki de bir ilişkideki en önemli soru:

“Eğer bu kişi hiç değişmeyecek olsa, yine de onunla bu ilişkide mutlu olabilir miyim?” dir.

Çünkü bir ilişkinin geleceğini belirleyen şey, karşımızdaki kişinin ne kadar değişeceği değil; onu olduğu hâliyle uzun vadede ne kadar kabul edebildiğimizdir…